Üst Header Banner Reklam
 
Artık Güçlünün Hukuku Değil Hukukun Gücü Vardır!
Son olarak, ‘Büyük Trabzonspor’ camiasının son gelişmelerle ilgili hiçbir şekilde tahriklere kapılmamasını, söylenenlerden etkilenmemesini...
13.1.2020 20:49:11
Bu haber 126 kez okundu
Artık Güçlünün Hukuku Değil Hukukun Gücü Vardır!

Türkiye’de Artık Güçlünün Hukuku Değil Hukukun Gücü Vardır!

TRabzonspor Kulubü, Fenerbahçe Kulübü başkanı Ali Koç’un açıklamalarına cevap niteliğinde yazılı basın açıklamasında bulundu.

TRabzonspor Kulübü’nün Trabzonspor.org.tr internet sitesinden yapılan yazılı basın açıklaması şöyle:

Kamuoyuna duyuru

Eşi benzeri görülmemiş derecede trajikomik bir olay başımıza geldiğinde bunu nasıl adlandırırız? Elektriği olmayan bir köye elektrik faturasının gelmesi gibi...

Halkımız uzun yıllardır bu ve benzeri durumlar karşısında "Aziz Nesinlik olay" ifadesini kullanıyor. İşte Trabzonspor'un bugünlerde içine çekilmeye çalışıldığı hadiseler de ibretlik bir Aziz Nesin hikayesidir.

Ne gariptir ki kulübümüz, Türkiye Futbol Federasyonu ve Türkiye Bankalar Birliği tarafından yürürlüğe konan talimat ile yapılandırmalara uymasından ve dahası kurallara riayet etme noktasında sergilediği ısrardan dolayı suçlanıyor!

"Trabzonspor için kurgulanmış model" sözleri ile yaratılmak istenen algı, kuralları kendi hesap ve çıkarlarına uygun düzenlemeye alışmış şahısların, üstünlük kurmaya çalıştığı ve artık iflas eden bir düzen karşısındaki çaresizliklerinin dışavurumudur!

Kamuoyunun da gayet yakından takip ettiği üzere, Yönetim Kurulumuz göreve geldiği Nisan 2018’den bugüne ekonomik anlamda ‘devrim’ niteliğinde kararlar almış ve bunları uygulamaya koymuştur. Rakamlarla tekrar ve tekrar izah etmek gerekir ise;

Mayıs ve Ağustos arasındaki gelirler (2019)

Yusuf Yazıcı transferi - 17 milyon Euro

Sermaye artışından – 12 milyon Euro

Göğüs reklamı – 3 milyon Euro

Turkcell – Huawei sponsorluk – 2.7 milyon Euro

Kombine, loca, ticari ürün satışlarından - 7 milyon Euro

UEFA geliri 5 milyon Euro

Toplam gelir: 46.7 milyon Euro

Mayıs - Ağustos arası 17 oyuncu transferi için harcanan miktar: 10 milyon Euro (Bonservis ve menejer ücretleri dahil)

Yönetimimiz, şu ana kadarki görev süresi içerisinde (2018-2019, 2019-2020) 31 milyon Euro bedelle oyuncu satışı gerçekleştirirken 13 milyon Euro’luk transfer yapmıştır. Kadro maliyeti 39 milyon Euro’dan 21 milyon Euro’ya düşürülmüştür. Diğer bir deyişle, kulübümüz oyuncu satışından elde ettiği gelirin yalnızca 3’te 1’ini yine oyuncu transferine harcarken, geri kalan bölümünü borç ödemelerinde kullanmıştır!

Tüm bunların yanı sıra, kulübümüz altyapısındaki üretimi de sürdürülebilir hale getirmeyi başarmıştır. Yetiştirdiğimiz 6 oyuncunun bugünkü piyasa değeri 70 milyon Euro’ya ulaşmıştır. Kamuoyunda büyük ses getiren Yusuf Yazıcı’nın 17 milyon Euro’ya satışının yanı sıra, oyuncularımızdan Uğurcan Çakır’a 20 milyon Euro, Abdülkadir Ömür’e ise 23 milyon Euro’luk transfer teklifleri gelirken, Hüseyin Türkmen 4 milyon Euro, Abdulkadir Parmak 4 milyon Euro ve Serkan Asan ise 1.5 milyon Euro’luk değere ulaşmıştır. Takımımızın kadro değeri gelen transfer tekliflerine göre yaklaşık 100 milyon Euro’ya çıkarken, Transfermarkt verilerine göre ise 60 milyon Euro’dur! Diğer bir deyişle mevcut kadronun yıllık maaşının minimum 3 katı değere ulaşan futbolcu kadrosuna sahibiz.

Trabzonspor Kulübü, pek çok kulüp için emsal teşkil eden bu başarılı grafiği yakalayabilmek için bu uzun ve meşakkatli süreç boyunca yalnız ve yalnızca kendi iç işlerine odaklanmış; kendi asli meselelerine çözüm getirmek için uğraşmış ve diğer kulüplerin kasasına giren yahut kasasından çıkan parayı mevzubahis dahi yapmamıştır! Ve dahası; hiçbir kulüp başkanının ve yöneticisinin ismini hedef göstererek kullanma gafletine de düşmemiştir.

Öte yandan şurası da açıktır ki; UEFA ve CAS kararlarıyla şike yaptıkları için üç yıl surette Avrupa kupalarından men cezası ile cezalandırılmış bir kulübün başkanının hala, şikenin sahaya yansımadığı yönündeki gülünç iddiasını sürdürüyor olması yahut sportif ve adli yargı arasındaki ayrımı manipüle ederek toplumu yanlış yönlendirme gayreti içerisinde olması, Türk futbolunda Aziz Nesinlik hikayelerin henüz tükenmediğini göstermektedir. Ancak komedya bitmemiş olsa dahi düzen artık değişmiştir! Bugün, gücünü yalnızca ekonomik üstünlüğünden alanların, tıpkı Nesin'in Gol Kralı romanındaki gibi sahip olduğu zenginlikle futbolcu dahi olabileceğini sanan Sait Hopsait'ler devrinin sonuna gelinmiştir. "3 Temmuz Ruhu" başlıklı bir kampanya ile bugün sahte dış mihraklar yaratarak kendi camiasını konsolide etmeye çalışanların lehine işleyen düzen de iflas etmiştir. Türkiye’de artık güçlünün hukuku değil hukukun gücü vardır!

Evet; Trabzonspor, oyunun ortasında yapılmaya çalışılan kural değişikliğine şiddetle itiraz etmiş; bu ve benzer hukuk dışı hareketlerin karşısında duracağını açık bir şekilde vurgulamıştır. İçinde bulunduğumuz trajikomik durumun bir kurgu film yahut roman olmasını bizler de çok isterdik... Ancak son kertede yapılan açıklamaların ve yaşanan sürecin kabak tadı vermeye başladığının altını bir kez daha çizerken, aslında kulübümüze karşı takınılan bu tutum ve davranışların ne kadar doğru işler yaptığımız ve ne kadar doğru yolda olduğumuz gerçeğini de bir kez daha ortaya koymuştur!

Son olarak, ‘Büyük Trabzonspor’ camiasının son gelişmelerle ilgili hiçbir şekilde tahriklere kapılmamasını, söylenenlerden etkilenmemesini, futbolun sahada oynanan bir oyun olduğu gerçeğinden hareketle sadece ve sadece takımlarını desteklemelerini hassasiyetle rica ediyoruz.

Saygılarımızla,

----------------------------------------

Ali Koç’un dünkü açıklaması

 

“Gelelim diğer rakibimize: Trabzonspor’a. Trabzonspor sağ olsun Türkiye’de haklı ve adil rekabetin bekçisi konumunda. Neredeyse gün aşırı konuşmalar yapıyor. Onlara da buradan bir kez daha genç kadroyla oynuyorlar, ciddi anlamda bütçelerini düşürdüler, doğrulara da iyilere de değinmemiz lazım. İyi yapılan şeylere de değinebilmemiz lazım. Ama sırtını devlete dayamış, denecek ki stadını devlet yapmış, olabilir. Türkiye’de pek çok stadı devlet yapıyor. Buna da saygı gösteriyoruz. Ama kendilerinin yaptığı açıklamalara gelelim; Sayın Ünal Karaman istifa etti, Fenerbahçe olarak bizi ilgilendiren bir şey değil. Hiçbir şekilde bizi ilgilendiren bir konu değil ama böyle zorla konunun içine çekiliyoruz. Hatırlayın, bizim hocamızın istifası söz konusu değil 1 hafta boyunca istifa edeceği konuşuldu. Sayın Karaman istifa etti, 2 gün resmi açıklamalar yapılana kadar gazetelere yansımadı. O da bizim işimiz değil ama ne bizim işimiz? Biz, bu kavganın içine çekiliyoruz. Koskoca bir şehrin belediye başkanı kendi hocalarının istifası, bu istifanın akabinde artık o camiada istifanın sebepleriyle ilgili ne gibi dedikodular, haberler, doğru yanlış,  haklı haksız o da bizi ilgilendirmiyor, bizi tek ilgilendiren konu o gün Rize’den deplasmandan dönüyorduk, Trabzon’dan geçip uçağa binecektik. Tek yapacağımız sağ salim uçağa binip gitmekti, anladığım kadarıyla orada tesiste sıkıntılar oluyordu. Ama bu karmaşayı dönüp Fenerbahçe Spor Kulübü’ne bağladılar. Şurada bir belge var, koskoca bir şehrin belediye başkanı bu açıklamayı yapıyor. Bu açıklamada Sayın Karaman’ın istifası ve bunun bazı bakanlarımızla ilişkilendirilmemesi gerektiğini ifade eder iken yine Fenerbahçe yine devre arası, yine ahlaksızlık ama yine başaramayacaklar. Neren aklına esti? Bu cinlik nereden? Bu saygısızlık nasıl? Gerçi tepki üzerine hemen kaldırdı ama ben bunu neden gündeme getiriyorum? Birincisi, bizi hiç ilgilendirmeyen konunun içine çekildik ama burada 8 tane madde var, beşinci maddede bir bakandan bahsediyor. Trabzonspor’un hiçbir zaman işleyişine karışmadığı, sadece Trabzonspor yönetiminin hangi konuda kapısını çalarsa yardımcı oldu, öyle bir yardımcı oldu ki iflas etti denilen kulüp yeniden şampiyonluk yarışına girdi. Ben merak ediyorum, nasıl yardımcı olmuş, hem de bu kadar kısa sürede? Bitmedi, yine bu tartışmayla ilgili bir milletvekilimiz twitler atıyor. Burada da Trabzonspor’un 860 milyon TL’lik yapılandırmayla tüm kulüplere, kişilere ve menajerlere olan ödemelerini yapmasına vesile olan bakan beyden bahsediyor, bu denli çok sevdiği kulübün başarısından başka beklentisi olmadığını biliyoruz, olabilir. Bu da bizi ilgilendirmiyor. Allah daha çok versin. Bizim bunda da gözümüz yok. Soruyorum Sayın Ağaoğlu’na? Kaç devlet kurumu stadınızdan loca aldı? Ne kadara aldı? Ne paralar verdi? Türkiye’nin en pahalı locaları bizim stadımızda, gelin bedellerini karşılaştıralım. Bir adım daha öteye gidiyorum, Trabzonlu olmayan ama bir şekilde devletle iş yaptığı için Trabzon’da loca alan iş adamları var mı? Bizim bu destekte hiçbir gözümüz yok ama çıkıp adil rekabet vs. vs. diye konuşmasın. Türkiye’nin en büyük medya grubu tarafından sahipleniliyor, devlet ciddi anlamda yardım ediyor ki onlar da açık açık söylüyorlar. Ben söylemiyorum, sizin belediye başkanınız, milletvekiliniz söylüyor. Yeter artık. Dolayısıyla bunları söylemek zorunda kalmak dahi beni üzüyor. Ama ben artık Türk sporunda barış olsun, omuz omuza verelim sorunlarımızı giderelim, geleceği tasarlayalım, yok geçti artık, siz anlamıyorsunuz o dilden.”

Anahtar Kelimeler
YORUMLAR
 
 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Henüz yorum yapılmamış ilk yorum yapan siz olun...
2
Sağ 300x250 Reklam
YAZARLAR